SİVRİHİSAR TARİHİ

Sivrihisar Eskişehir'in en büyük ilçesidir. Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Aziz Mahmut Hüdayi,Hızır Bey gibi çok önemli Türk büyükleri ilçemizden çıkmıştır. 1912 yılına kadar Ankara'ya bağlı olan ilçemiz 1912 yılından sonra Eskişehir'e bağlanmıştır.

Genellikle Türkmen gelenek ve görenekleri hakimdir. Eskişehir ticaretinde söz sahibi çok sayıda Sivrihisarlı bulunmaktadır.

Ankara, Eskişehir ve İzmir yollarının kesişme noktası üzerinde duran Sivrihisar, dikkati ilk önce, mızrak gibi göklere kadar uzanan yüksek, sivri kayalıklarıyla çekiyor. İsmini de şehre bu kayalıklar veriyor. Kayalıklar arasında, taştan sokakları ve eski evleri sadece görünen yüzü. Kökeni Anadolu’da ilk Türk uygarlığı olan Etiler’e kadar dayanan şehir, buram buram tarih kokuyor. Tipik Anadolu şehirlerinin bütün özelliklerini barındıran Sivrihisar, aynı zamanda ünlü kral Midas’ın da memleketidir.

Etiler devrinde "Sallpa" olan adı, M.Ö 700 yıllarında Frigler’in yerleşme yeri olunca "Spalya"’ya dönüşmüş. Şehrin bir diğer özelliği, o dönemin meşhur Kral Yolu’nun üzerinde bulunmasıdır. Kral Yolu, ilçe sınırları içindeki Pessinus’tan geçiyor. Şehrin 10 km. güneyinde bulunan Pessinus, şimdilerde geçimi tarım ve hayvancılığa dayanan Ballıhisar köyüdür. Bizanslılar zamanında ise JÜSTİNİANAPOLİS adını almıştır. Bizans’ın en güçlü imparatoru olan JÜSTİNYEN ilçemize adını vererek burayı Hıristiyanlığın merkezi haline getirmiştir. M.S. 800 yıllarında dini yönden önce piskoposluk, sonra da metropolislik görevlerini yapmıştır. Bu devre ilişkin eserler ilçemizde bulunmaktadır. 1074 yılında Sivrihisar’a Selçukluların yerleşmesi ile birlikte ilçenin adının KARAHİSAR olduğu bilinmektedir. Bu devirde birçok cami, medrese, hamam gibi eserler yapılmıştır.